me,myself & I

Fotoğrafım
Beşiktaş/İstanbul
30lu yaşların 'tam' başlangıcında ikizler burcu, hem de yükseleni aslan, hem! deee ay burcu başak olan "cins" bir insandır kendisi. insanlarla uyum sorunu olduğunu iddia etse de varlığının yegâne sebebi insanlardır. 20li yaşlarının etkisinde kalıp hüzünbazlığı vardır. kendi içinde huzurludur ama nedense yazılarında bir huzursuzluk sözkonusudur. anlamaz neden böyle...mantıklı bir sebebe bağlamak için ikizler burcu olduğuna yorar. hikayesinin esas kızı kendisidir...hayat da figüran...bu cins'in, çoğu medcezirli olan yazılarına hoşgeldiniz... mcrprst@gmail.com
"bir gün gelir, dünyanın bir yerinde yıllarca senin haberin olmadan yaşamış birine bütün hayatını anlatmak istersin"-Murathan Mungan

15 Şubat 2012 Çarşamba

Bu aralar ben


12şubat2012
Kaç gündür yeni yazı yazmıyorum eskisi gibi. Tek film eleştirisimsi bir şey yazdım. Sebebi de şu..
Panikledim! Evet, kelime tam olarak bu. Zaman çok hızlı geçiyor. Her gün sabah uyandığımda o günün tarihini görünce, sanki bir gün öncesinden o tarihin geldiğini bilmiyormuşum gibi, panikliyorum. Zaman hızlı geçiyor, daha hiçbir şey yapmadım doğru düzgün, tezi yazmaya başlamam lazım, mayıs’a az kaldı falan gibi telaşlar içimde.

Böyle telaş olunca her şeyi askıya alıp ders çalışmaya odaklandım.

İngilizcemi geliştirmek için izlediğim dizileri, filmleri, okuduğum Shopaholic kitabını, blog yazılarımı, sosyalleşmemi ve türlü şeyleri yapmamaya başladım. Onları yaparken ki geçireceğim süre zaman kaybı olarak geldi bana. Oysa ki yapmaktan keyif aldığım şeylerdi. Kafamın içinde devamlı ‘ders çalışmam lazım’ cümlesi dolanıp durdu ve ben bütün bunları askıya alıp ders çalıştım mı? hayır! Çünkü askıya aldığım şeyler de ‘ders çalışmam lazım’ cümlesiyle kanka oldular. Kolkola birlikte dolanmaya başladılar.

Sonucu fena oldu. Geçen hafta Adema’yla konuşuyoruz bir şey hakkında. Konuşamıyorum! Nasıl ya, dedim. İlk geldiğim zamanlardaki gibi kilitleniyorum. E bırakınca ingilizce çalşmayı. Adema da farketti bu tutukluğumu. İki kelimeyi bir araya getiremiyorum. Çok sıkıntılı bir durumdu. En sonunda dedim, kafam dolu olduğundan baksana doğru düzgün konuşamıyorum, diye.

Sonrasında kafamı organize etmeye karar verdim:) hayatımı da..

Her sabah 7de kalkmayı alışkanlık haline getirmeye çalışıyorum. Bugün ve dün geç kalktım ama, gelecek hafta sadece bir günü kendime tatil günü vereceğim. 7’de kalkınca zamanım çok oluyor. Yani günü yaşama sürem. İnternette sörf süremi, uykuda geçireceğim süre olarak geçiriyorum. Böylece zaman kaybım olmuyor.
Kütüphanedeki odama gidiyorum hergün. Hafta sonu da gidebilsem iyiydi de, burası çok soğuk iki gündür. Gelecek hafta gideceğim ama.

Başka..ne kararlar aldım ki tezi bitirmek adına.

Normalde yaptığım şeyleri yapmaya devam edeceğim bir de. Diğer türlü moralim bozuluyor.

Yani..devam ediyorum anlatmaya:)

14 Şubat 2012 Salı

konsept olarak sevgililer günü:)

'eski yazdıklarımdan birini mi paylaşsam' ile 'hiçbir şey yayınlamadan geçiştirsem mi bu günü' arasında gidip gelirken...aklıma bir hikaye geldi en güzelinden, neden bunu yazmıyorum ki dedim.

zaman: geçen sene sevgiler gününden birkaç gün öncesi
mekan: yurdumda bir alışveriş merkezi

adamla kadın avm'de gezmektedir. evlilik yıldönümlerinin yanısıra sevgililer günü de yaklaşmaktadır. kadın avm'deki tüm vitrinlerde sevgililer günü ile ilgili kampanyaları, resimleri, promosyonları, tanıtımları..işte ne derseniz onları görür. döner, adama der ki:

sevgililer günü yaklaşıyor, bana ne alacaksın.

adam:
kusura bakma! bir şey almayacağım. sevgililer günü fasafiso. para tuzağı bunlar. benim için he gün sevgililer günü. sana hediye alırım, ama sevgililer günü diye almam
der...

kadın duymuştur ya "benim için her gün sevgililer günü" lafını.

ağzı kulaklarındadır.

bahsi geçen adam; babam, kadın ise annemdir bu arada:)