8 Mayıs 2009 Cuma

garip kaldım yüreğime dert oldu, ellerin vatanı bana yurt oldu...


haber bültenleri biri kadın iki kişi diye geçti onları...yazılıydı haberleri...bir akşam adamın kardeşinin yanına gitmek için evlerinden çıkmışlardı, yürüyerek gidiyorlardı ama varacakları yere varamamışlardı...



annemle babamın 30 küsur senelik arkadaşlarıydı...birlikte gurbet yoluna çıktıkları, ailelerinden uzakta birbirlerini aile saydıkları, hasret çektiklerinin eksikliğini birbirlerinde tamamladıkları bir hayatı paylaştıkları arkadaşları, dostları, can yoldaşları...

o dönem gurbete gidenlerin çoğunun yaptıkları gibi evlatlarından ayrı kalmışlardı...geride bıraktıkları evlatlarına duydukları hasreti bir başkasının evladında gideriyorlardı, daha doğrusu gidermeye çalışıyorlardı...her şey eksikti onlar için... dilleri, dinleri, türküleri...bir yaz tatilinde ya da kış, farketmez, izin alabildikleri dönemde onları vatanlarına götüren yolun da yoldaşlarıydı onlar.o zamanlar teknoloji gelişmemişti.telefona sıra yazdırılıyordu ve aileleriyle konuşmak için saatlerce sıra bekliyorlardı sadece bir "iyiyim, merak etme,buralarda yaramaz bir durum yoktur" lafına...

bir seçimdi belki bu yaşadıkları ya da o zamanın koşullarına göre kayıtsız bir razı oluştu...

dönüş yolunda bilmedikleri ülkelerden bilmedikleri şehirlerden geçiyorlardı. hem de gözleri hiç bir şey görmeden. sonunda annelerine, babalarına, kardeşlerine kavuşmak vardı. kocaman insanlar olsalar da onlar da birer ana kuzusuydu ve ana kucağının, baba evinin sıcaklığını arıyorlardı ve de evlatlarının...

"garip kaldım yüreğime dert oldu
ellerin vatanı bana yurt oldu"...

bazen bir yaşanmışlık oluyordu sonradan çocuklarına anlattıkları...misal..."biliyor musun bir gün Almanyadan dönerken Ali amcanlarla İstanbul'da birbirimizi kaybettik"...bu denilen 1970ler mi 1980ler mi ne..."ee.."dedim "nasıl buldunuz birbirinizi"..."fatma hanım teyzen yola çıkmış" dedi babam..."bizi bekliyormuş, nasıl olsa buradan geçecekler diye"...o zaman nerdeee herkesin cebinde bulunan telefonlardan.dedim ya aileleriyle görüşmek için telefona sıra yazdırıyorlarmış...

seneler sonra vatanlarına döndüler...evlatlarına, analarına babalarına kavuştular...bu dediğim biri kadın iki kişi ile kapıları ayrı yolları bir komşu oldular babamlar...çay mı demlendi hemen seslenilirdi karşı eve..."çay demlendiiii gelin içelim"...yemek mi hazırlandı..."yemek yemediyseniz gelin birlikte yiyelim"...arada kırgınlıklar olurdu ama unutulurdu...kardeşten bile yakındı onlar...kardeşin kardeşe ettiğini bu kadar yaşanmışlıkların, paylaştıkları onca senenin hatrına birbirlerine yapmazlardı.yapsalar bile unutulur giderdi...

biri kadın iki kişi diye geçti haber bültenleri onları...yazılıydı haberleri...doğum tarihleri farklı ölüm tarihleri aynıydı...dakika farkıyla...bir akşam adamın kardeşinin yanına gitmek için evlerinden çıkmışlardı, yürüyerek gidiyorlardı ama varacakları yere varamamışlardı...sanki acelesi varmış gibi hızla giden bir insan icadının kurbanı oldular...o akşam telefonu çaldı babamın...arayan amcamdı...babam amcamı dinledi, dinledi...elini dizine vurdu sadece "eyvah" sözü çıktı ağzından...

öldüklerine kimse inanamadı...(ben hâlâ inanamıyorum) sanki çağırsam gene geleceklermiş gibi hissediyorum. zaten haberi aldığımız günün gecesi onların o kimsesiz evlerine gittiğimizde de böyle değil miydi.sanki misafirliğe gitmişiz sanki cenaze evi değilmiş gibi herkes sakin oturuyordu, sanki onlar gelecekmiş gibi.ara ara birileri ağlama nöbeti geçiriyordu yaşanılanın farkına varıp...


ertesi gün evlerinin önüne biri kadın iki kişi geldi onları pür-i pak yolcu etmeye...kadının yüzüne baktım...güzelleşmişti...ruhları bedenlerinden gidenlerin güzelleştiğini ilk o gün gördüm...sanki omuzlarından sarssam uyanacakmış gibiydi...tek gözü açıktı...saçları kınalıydı...ama boğazımda bir düğümdü artık...

çok ağladı evlatları arkasından...kim ağlamaz ki...ben ağlamadım...döneceklermiş gibi geliyor...hâlâ...biliyorum saçma...

biri kadın iki kişiydi onlar...yazılı haberlerde...ama benim fatma hanım teyzemdi, ali amcamdı....

çok özlüyorum çook...




08.05.2009 perşembe 21:48
ferdesin


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder